İçeriğe geç
REPERTUVAR

GÖSTERİM NOTU

Araki Geri Döndü

Ata Başar · Cuma, 9 Ekim 2026

Gregg Araki’nin sinemasında seks hiçbir zaman yalnızca seks değildi. Bir başkaldırı biçimiydi. Kimliğe, ahlaka, aileye ve gençlerden beklenen o uslu geleceğe karşı küçük, renkli ve çoğu zaman oldukça gürültülü bir itiraz. New Queer Cinema’nın en özgün isimlerinden Araki, on yılı aşkın bir aradan sonra I Want Your Sex ile uzun metraj sinemaya dönüyor. Dünya bıraktığı gibi değil. Peki, Araki hâlâ aynı Araki mi?

Olivia Wilde ve Cooper Hoffman’ın başrollerini paylaştığı film, sanatçı Erika ile genç çalışanı Elliot arasında gelişen sadomazoşist bir ilişkiyi anlatıyor. Erika’nın aynı zamanda Elliot’ın patronu olması, bu ilişkiyi basit bir cinsel maceranın ötesine taşıyor. Arzu, iktidar ve rıza arasındaki sınırlar bulanıklaşıyor. Araki’nin öteden beri sevdiği o tehlikeli oyun alanı, bu kez başka bir kuşağın kurallarıyla karşı karşıya.

Çünkü bugün seks hakkında konuşmak, Araki’nin doksanlı yıllarda alışık olduğu kadar kolay değil. Rıza, travma, güç ilişkileri ve istismar üzerine gelişen farkındalık, arzuyu ele alış biçimimizi değiştirdi. Bu değişimin gerekli olduğu açık. Ancak cinselliğin giderek daha temkinli, daha kontrollü, hatta zaman zaman kuşkuyla karşılanan bir meseleye dönüşmesi de başka sorular doğuruyor. Araki tam bu gerilimin ortasına yerleşiyor. Bir zamanlar toplumsal tabularla kavga eden yönetmen, şimdi yeni bir ahlak anlayışının sınırlarını yokluyor.

Filmin aldığı eleştiriler de bu karşılaşmanın ne kadar çetrefilli olduğunu gösteriyor. Pajiba, I Want Your Sex’i gösterişli, arsız ve eğlenceli bir komedi olarak karşılıyor. Araki’nin yapaylıktan çekinmeyen, kimi zaman bilerek abartıya kaçan sinema dilini bir kez daha kucaklıyor. Little White Lies daha mesafeli. Filmi yönetmenin en güçlü işlerinden biri saymasa da onun yeniden sahnede olmasından memnun. Aslında bende çok ikna olmadım. Bir zamanlar sınırları zorlayan Araki, bu kez kendi fikirlerini tekrarlamakla yetiniyor. Teen Apocalypse üçlemesinin pervasızlığına alışmış izleyiciler için şaşırtıcı ölçüde uslu bir dönüş bu.

Araki’nin filmlerini yalnızca cinsellik üzerinden okumak her zaman eksik kalır. Onun karakterleri dünyaya ait olamayan, çoğu zaman ait olmayı da reddeden insanlardı. Arzu, bu yabancılığın hem nedeni hem de geçici sığınağıydı. I Want Your Sex etrafındaki tartışma, bu nedenle filmin ne kadar cesur olduğundan daha fazlasını söylüyor. Değişen yalnızca sinema değil. Seyircinin beklentileri, tahammül sınırları ve özgürlükten anladıkları da değişti.

Belki de Araki’nin dönüşünü ilginç kılan tam olarak bu. Eski filmlerindeki gibi ortalığı birbirine katıp katmadığı değil, bugün hâlâ kimi rahatsız edebildiği. Çünkü iyi bir provokasyonun görevi herkesi memnun etmek değildir. Bazen yalnızca uzun zamandır sorulmayan bir soruyu yeniden ortaya atmaktır.

Araki geri döndü. Ama bu kez asıl merak edilen, onun ne kadar değiştiği değil. Bizim ne kadar değiştiğimiz.

İLGİLİ GÖSTERİMLER